Halkidiki  Gezilecek Yerler

Yunanistan’a bağlı bir yarımada olan Halkidiki aynı zamanda berrak sular ile şaşırtıcı manzaraların birleştiği Orta Makedonya’ya bağlı bir ildir. İl Ege Denizi’nin kuzeyinde üç parmaklı bir el görünümündeki yarımada olarak önemli tatil beldelerine de sahiptir. Tarihine bakıldığında Halkidiki’de ilk yerleşimler Eğriboz Adası’ndan gelen Yunanlar tarafından M.Ö. 8 yüzyılda görülür. Roma, Bizans ve Osmanlı yönetiminde kalmış olan Halkidiki çok sayıda antik kente müzeye ve manastıra sahiptir. Burada bulunan Stageira antik kenti büyük filozof Aristotales’in doğduğu yer olması açısından da önemlidir. Önemli kentlere ve tatil beldelerine sahip olan Halkidiki çok sayıda turistin uğrak yeridir. Plajları ile yazın turist çeken Halkidiki zengin tarihi, kültürü ve gelenekleri ile de yıl boyu turist çekemeye devam eder. Yarımadanın uzun sahil şeridi boyunca birbirinden güzel ve eşsiz sayısız plaj bulunur. Eğlenceli gece hayatı, renkli plajları, temiz denizi ve kamp alanları ile bu yarımada çok tercih edilen bir yer oldu. Özellikle 1970 yılından itibaren Halkidiki’de turizm patlaması yaşanmış ve o yıldan itibaren turist akını devam etmiştir. Halkidiki ziyaretiniz sırasında bolca zeytin ve zeytinyağı görmeye hazır olun. İçkiden anlayanlar için buranın şarapları da mutlaka denenmesi gereken tatlar arasındadır.

Olynthos Kasabası

Neolitik döneme kadar uzanan bir tarihe sahip olan Olynthos mitolojiye göre Trakya Kralı Strymonas’ın oğlu Olynthos’un kardeşi tarafından kurulmuştur. Mitolojiye göre daha sonra da Olynthos bir aslan tarafından öldürüldü ve Strymonas şehri inşa etti. Dilbilimcilere göre Olynthos Kasabası adını bölgede bulunan yabani incir ağacından alır. Kasaba zamanla gelişerek bir dönem Halkidiki’nin başkenti olmuş ve özgürlük ile saygı ilkelerine dayalı bir yönetim olmuştur. Olynthos’un bu yükselişi Büyük İskender’in babası ve Makedonya’daki herhangi bir bölgeyle rekabet edebilecek Philip’le çatışmaya neden olmuş. Sonuş olarak da Olynthos M.Ö. 348 yılında Philip yetkilileri tarafından işgal edildi ve halkı köle olarak satıldı. Bu alan ile ilgili önemli konulara arkeolojik araştırmalar sonucunda ulaşıldı. 1928 yılından 1938 yılına kadar Amerikan Profesörü Robinson eski Olynthos Kasabası’nın büyük bir bölümünü keşfetti. Şehrin duvarlarında Antik Yunan mozaik zeminleri ve tabloları bulundu. Antik kentte kültürel gelişimi anlatan ve yaşam kalitesini de ispatlayan çok sayıda eşya bulundu. Bu antik kenti incelemek ve tarihini hissetmek için mutlaka Halkidiki ziyaret edilmelidir.

Aristo Parkı

Tarihi Stageira köyünde bulunan Aristo Parkı konumu ile çok dikkat çeker. 1956 yılında Aristotales’in heybetli heykeline ev sahipliği yapmak için burası seçilmiştir. Aristotales M.Ö. 384 yılında Halkidiki Yarımadası’nın Stagira kentinde doğdu. Aristotales batı uygarlığının en ünlü isimlerinden ve büyük fizlozofları arasındadır. Parkta tematik ve etkileşimli bir alan ziyaretçilerle buluşur. Aristotales’i tanımak ve yaşadığı yeri incelemek için mutlaka parkı ziyaret edin.

Cholomontas Dağı

Selanik kenti yakınlarında yemyeşil bir manzara sunan bu dağ görenleri kendine hayran bırakır. 1.165 metre yükseklikte olan olan bu dağ büyüleyici ve çok güzeldir. Cholomontas Dağı yamaçlarındaki zengin bitki örtüsü ve geleneksel yerleşim yeri olan Mantemochoria ziyaretçilerin çok hoşuna gider. Cholomontas Dağı’nda bulunan ormanlarda kestane ağaçlarından meşeye kadar birçok ağaç türü bulunur. Kereste üretimi için bu dağ çok kıymetlidir ve ziyaretçilere eşsiz manzaralar sunar. Saf doğal yaşamın ender bulunduğu bir yer olan bu dağ dinlenmek ve doğanın tadını çıkarmak için çok iyi bir fırsattır.

Kassandra Şehri

Eski adı ateş yeri anlamına gelen Flegra olan şehir mitolojiye göre devlerin doğduğu yerdir. Halkidiki’nin en yoğun nüfuslu yerlerinden olan şehir aynı zamanda Halkidiki Yarımadası’na yakın bir konumdadır. Şahane kıyıları ve eğlenceli gece hayatı ile turistlerin uğrak yeri olan bir şehirdir. Tatil yapmak isteyenler ve eğlenceye düşkün olanlar için Kassandra Şehri bulunmaz bir fırsattır.

Petralona Mağarası

Petrolana Köyü’nün yakınında bulunan Petralona Mağarası 1959 yılında tarih öncesi döneme ait bir kafatasını bulan köylüler tarafından keşfedildi. Araştırmalara göre bu kafatası 700.000 yaşındadır. Bu kafatası şimdiye kadar keşfedilen en eski Avrupa insanına aittir. Petralona Mağarası’nda ayı fosilleri, panterler, filler, gergedan ve daha birçok hayvanın iskeleti de bulundu. Mağarada bulunan sarkıt ve dikitler ziyaretçileri çok etkiler. Yaz kış sürekli açık olan bu mağarayı isteyen herkes ziyaret edebilir.

Ouranoupoli Tatil Beldesi

Kuzey Halkidiki’nin en önemli tatil beldelerinden olan Ouranoupoli kaliteli restoranları ile ziyaretçilerini mutlu eder. Yaz aylarında Athos Dağı’nın batı yakasına yapılan  yolculuklar Ouranoupoli’ye günlük olarak düzenlenir ve ziyaretçilere manastırlardan bazılarını görme fırsatı da sunulur. Zeytin ağaçları ile çamlar arasında yürümek yemyeşil tepelerde gezmek bu tatil beldesinin vadettikleri arasındadır. Halkidiki Yarımadası’nı ziyaret ettiğinizde bu tatil beldesine gelirseniz zeytinyağı, şarap, bal ve yerel ürünler satın alabileceğiniz yerleri bulursunuz.

Vourvourou Tatil Beldesi

Yoğun bitki örtüsü, temiz denizi ve ormanla birleşen adaları ile çok tercih edilen bir tatil beldesidir. Sithonia Yarımadasında Agios Nikolaos’a sadece 10 kilometre uzaklıkta olan ve güzel manzarası ile huzur sunan bu tatil beldesi çok sayıda ziyaretçiyi cezbeder. Eski balıkçı yerlerini keşfetmek ve heyecan verici günbatımı izlemek çok keyif verici olacaktır. Manzara eşliğinde mutlaka yürüyüş yapın. Plajın yakınında bulunan balıkçılar, restoranlar ve barlar Halkidiki’nın muhteşem manzarası ile burada buluşur.

Arnaia Köyü

Cholomontas Dağı’na yakın bir yerde bulunan bu köy Halkidiki’nin en güzel manzaralı köyleri arasındadır. Arnaia Köyü’ne ait geleneksel bir miras bulunur. Adalet Bakanlığı Arnaia Köyü’nü tarihi ve geleneksel bir yerleşim yeri olarak ilan etmiştir. Arnaia Köyü’nde yapacağınız yürüyüş sırasında Katsangelos Konağı’nda bulunan Tarihi ve Folklor Müzesi’ni mutlaka ziyaret edin. 1871 yılında yapılan eski bir okul ve üç eski tapınağın üzerine inşa edilen Agios Stefanos Tapınağı da ziyaret edilmesi gereken yerlerin başında gelir.

Sykia Köyü

Polygros şehrine 90 kilometre mesafede bulunan Sykia Köyü Halkidiki Yarımadası’nın en eski ve en büyük köylerinden biridir. Bu eski yerleşim yerinin merkezinde 1819 yılında inşa edilen Agios Athanasios Tapınağı ziyaret edilmesi gereken bir yapıdır. Bizans yönetimindeyken bölgenin tamamı Agion Oros Manastırları’na aitti. Antik Yunan tarihçisi Thucydides tarafından Sykia Köyü Halkidiki’nin en büyük ve en güvenli limanı olarak anılmıştır. Köyde bulunan Kalamitsi ve Porto Koufo Koyu’nda yüzmenin tadını çıkarabilirsiniz. Sykia Köyü’ndeyken güzel plajları olan sahil şeridi ile ünlü Toroni’yi de ziyaret etmelisiniz.

Polygyros Şehri

Halkidiki Bölgesi’nin başkenti olan Polygyros Şehri tarihi ve büyüleyici atmosferi ile tüm ziyaretçilerin ilgisini çeker. Şehirde bulunan eşsiz manzara da çok az yerde görülebilecek türdendir. Polygyros Arkeoloji Müzesi Halkidiki Yarımadası’nda tarih öncesi dönemlere ait sergileri ve Helenistik dönem ile Roma dönemine ait eserleri de içerir. Müzede geleneksel giysiler ve tarım aletleri de yer alır. Halkidiki’nin kalbi olan Polygyros Şehri’nde halkın yaşam tarzı, kültürü ve alışkanlıkları hakkında bilgi edinebilirsiniz.